"Edirne'de hizirellez senliklerinin yapıldığı oldukça geniş bir alan. Ağaçların oturma alanlarının olduğu, yeme içme tesisleri olan hafta sonları piknik yapmak için gidilebilecek bir yer."
"Bu alanı yerinde görmekten pişman olmazsınız. Edirne şehir merkezinden aracınızla 10 dakikada ulaşılır. 663 yıldır beri süren bu yağlıgüreş oyunlarımız unesco listesinde bile yer almaktadır. Alana girip gezmek ücretsiz. Oyun sahasına girmek için bir görevliden belki ricada bulunabilirsiniz ama giriş normalde kapalı. Güreş müsabakaları olduğu günlerde iğne atsanız yere düşmez, onun harici günlerde sakince dolaşabilirsiniz. En az 40 dakika ayırın."
"Her sene kakavanın yapıldığı yer, yağlı güreşleri izlemek ayrı güzel kakavaya gitmek ayrı güzel oluyor. Okuduğum şehirin her yanını ayrı seviyorum zaten."
"Valla yeri iyi yerde ama alan çok eski orta koltukta oturana yer vermek için tüm sıra kalkıyoruz:) atmosfer efsane dayılarla yağlı güreş izlemek keyifli her kesimden insan var aşırı doğal umarım bu doğallığı asla bozulmaz, harika bir hafta sonu geçirdik gönlümüzde yatan pehlivanımız 1. Olamadı ama Yusuf can zeybek pehlivanımızı tebrik ediyoruz başarılar daim olsun inş."
"Tarihi Kırkpınar Yağlı Güreşleri 14'üncü yüzyılda Rumeli’de doğup günümüze kadar uzanan geçmişiyle dünyanın en eski güreş festivali, aynı zamanda olimpiyatlardan sonra dünyadaki en eski ikinci spor etkinliğidir. 1361 yılında Murat Bey ve uç beylerinin Edirne'yi fethinden sonra Murat Bey'in emri ile aynı yılın yazında kırk yiğit akıncıların anısına bir güreş düzenlenmiştir. Bu düzenlenen güreş, "Kırkpınar Güreşleri" adıyla tarihe geçmiştir. Bundan sonra her yıl Hıdırellez günü Kırkpınar Güreşleri yapılması gelenek haline gelmiştir. Yunanistan’ın Samona merası içindeki alanın adı KIRKPINAR çayırıdır. Balkan Savaşları ve Birinci Dünya Savaşı sonunda Kırkpınar Güreşleri Edirne ile Mustafapaşa yolu arasındaki “Virantekke” denilen yerde düzenlenmiştir. Kırkpınar Yağlı güreşleri sadece bir spor etkinliği değil aynı zamanda insanların birlikte hoşça vakit geçirdiği, eğlendiği bir festivaldir. Bu festival bir taraftan insanların yakınlaşmasını sağlarken, diğer taraftan da bireylerin kendi kültürlerini tanımaları açısından da önemli bir toplumsal işlevi yerine getirmektedir."
"Hem Kırkpınar yağlı güreşlerinin yapıldığı stadyuma hem de Kakava şenliklerinin yapıldığı geniş yeşil alana sahip, bunların dışında içerisinde bir de yıkılmış eski bir sarayın bulunduğu (günümüzde saraydan geriye pek bir yapı kalmamış maalesef) bir destinasyon."
"Kırkpınar Türk güreş kültürünün en eski, en organize örneklerinden biri. Anadolu'da, Batı Trakya'da ve Orta Asya'daki pek çok yağlı güreş turnuvasının en önemli örneği bu. Rivayete göre Süleyman Paşa döneminde Trakya'nın altını üstüne getiren akıcılardan bir grup mola verdikleri bir yerde güreşe tutuşur. Fakat akıncılardan ikisi bir türlü birbirini yenemez, son güreşlerinde ise ikisi birden cansız yere yığılırlar. Arkadaşlarını bu çayıra gömen akıncıların yıllar sonra yolları yine buraya düştüğünde mezarların olduğu yerde akan bir pınar görürler. Halk ise burada yatanların “kırklardan” yani ermişlerden olduğunu düşünür ve Kırkpınar adını verip burada her yıl güreş tutmaya başlarlar ve gelenekleştirirler. Araştırmalara göre buradaki güreş geleneği bir yüz yıl kadar geriye inip Sarı Saltuk efsanesinin başladığı günlere değin geriye çekilir. Osmanlılar 1. Murat döneminde efsaneyi sahiplenir. Aaslında Kırkpınar çayırında yapılan güreşler bu alan sınırlarımız dışında kaldığı için Sarayiçi mevkiindeki alanda yapılmaktadır. Yarışlara katılacak güreşçiler kırmızı dipli mum ile Kırkpınar ağalarınca çağırılmakta."
"kırkpınar güreşleri benim 25 yıllık hayalimdi, ama hayalkırıklığım oldu 662 yıllık bir spor nüsabakasına verilen desteği çok az buldum, manevi desteğin dışında her şey çok sıradan, daha organize, şehir içi ile bütünleşik bir şenliğe dönüşmeli..."
"Güzel yeşillikli bir alan piknik yapabilirsiniz"
"Gittiğimizde şenlik hazırlık aşamasındaydı.Güzeldi.Tarihi değerlerimizi andık."