Çanakkale
Cami
17100 Çıplak/Çanakkale Merkez/Çanakkale
Çalışma saati bilinmiyor
Hakkımızda
Bioyla: Yerel işletmeleri keşfedin ve favori mekanlarınız hakkında bilgi alın. Restoranlar, kafeler, alışveriş merkezleri ve daha fazlası için kapsamlı rehberimizle ideal seçimlerinizi yapın. Güncel bilgiler, kullanıcı yorumları ve özel fırsatlar sizi bekliyor
Köy camisinin tam olarak ne zaman yapıldığı bilinmemekle beraber 1786 ylnda Fransız topograf Lechevlier'in yaptığı araştırmalara dayanan ve Fransız konsolos Kont Choiseul- Gouffier'in 1822 yılında yayınladığı gravürlerde çıplak Köyü ve camisi net olarak görülmektedir. Dolayısıyla bu caminin en az 1786 yılına dayandığını söylemek mümkün.
Ayrıca Schliemann yayınlarında 1873 yılında köy camisi ve minaresinin onarım sırasında Troya kazılarından çıkan taşların kullanıldığını belirtmiştir. J.M.Cook ise 1960'Ii yıllarda yaptığı araştırmalarda 1873 yılında yapılan caminin 1956'da yıkılarak aynı yere, aynı taşlarla yeniden yapıldığını ; köyü ziyaret ettikleri 1968 yılında ise caminin aynı yerde minaresiyle beraber yeniden yapılmakta olduğunu gördüklerini dile getirmektedir. 1968 yılında yapılan son cami büyük oranda değişikliğe uğramadan günümüze kadar gelmiştir ve cephesinde Troya'dan getirilen taşlar hala görülebilmektedir.
Çıplak köy tarihi
Geç Osmanlı döneminde kurulmuştur. Kuruluşunun 14. yüzyıla, Karesi Beyliği devrine kadar indiği ileri sürülmüş olmasına rağmen, adı 16. yüzyıla ait Osmanlı muhasebe defterlerinde geçmediğinden eski haritalar ve gezginlerin notları göz önüne alınarak köyün kuruluşu 18. yüzyıl olarak kabul edilmektedir.
Köy meydanının aşağı kesiminde 19. yüzyıl üslubunda iki cepheli bir çeşme, meydanın alt kısmında iki katlı tarihî bir ev, mezarlığında yirmi adet kitabeli şahide bulunur.
1870'lerdeki Troya kazıları sırasında Heinrich Schliemann bu köyde konaklamıştır. Schliemann'a göre köydeki cami Troya kazısından çıkan taşlarla 1873 yılında minareyle birlikte inşa edilmiştir. Caminin arkasındaki eski evin Schliemann'ın konakladığı ev olduğu düşünülmektedir. Ev, günümüzde müzeye dönüştürülmüştür.
1902 yılından beri aynı adı taşıyan köyün adının köyde bulunan eski bir mezar yeri olan Çıplak Dede'den geldiği söylenmektedir. Çıplak Dede'nin köy meydanındaki mezarı kitabesizdir, ayak ve başucundaki devşirme sütunlardan ibarettir, duvar ve çitle çevrilidir. Garip Dede Yatırı olarak da bilinen bu mezarda yatan kişinin Kalenderî zümresine mensup bir derviş olduğu düşünülür.Kimilerine göre Çıplak Dede’nin gerçek ismi İbrahim’dir ve ovanın ağaçsız hâline bakarak “çıplak” ismini o vermiştir.
93 Harbi sonrasında köye Bulgaristan'ın Rahova kazasından göçen ve Servi muhacirleri olarak bilinen göçmenler gelmiştir. Asarlık (daha sonra "Hisarlık") Tepe denilen, antik Troya kalıntılarının yakınındaki çalılık araziyi temizleyerek basit yapılar inşa edip yerleşen bu göçmen aileler, Schliemann'ın kazılarında çalışmışlardır. Göçmenler ve Çıplak Köyü halkı arasında yaşanan anlaşmazlıklar ve arazi kavgaları sonucu, Hisarlık mevkii Çıplak Köy'den ayrı bir köy haline gelmiş ve "Tevfikiye" adı verilmiştir.
Troya Kenti'nin UNESCO Dünya Kültür Miras Listesi'ne girişinin 20. yılı nedeniyle 2018 yılının Türkiye'de "Troya Yılı" ilan edilmesinin ardından Çıplak Köy'de köy tarihçesini, köyün ve köylülerin Troya kazıları ile ilişkisini ziyaretçilere aktaran, köyün tarım ürünlerinin satış ve pazarlamasını sağlayan çalışmalar yapılmıştır. Bu çalışmalar kapsamında "etno-köy" kavramı geliştirilmiş ve Çıplak Köy, bir etno-köy haline gelmiştir.
Çıplak Köyü’nde OPET Tarafından Neler Yapıldı?
Çıplak Dede Türbesi, tarihi çeşme ve köy kahvesini içine alan köy meydanı, konsepte uygun olarak yeniden düzenlendi. Meydan düzenlemesinde Troya kazıları tarihi, Osmanlı’dan günümüze Çıplak Köyü tarihi ve köyde uygulanan geleneksel tarım uygulamalarına dair özellikler ön plana çıkarıldı.
Köy meydanına, köylülerin ürünlerini satabileceği satış stantları yerleştirildi.
Evlerin cepheleri ve bahçe duvarları boyanırken köy genelinde peyzaj çalışmaları uygulandı.
Köy evlerinin pencereleri ve duvarlarına konsepte uygun olarak desen ve süslemeler yapıldı.
Metruk halde bulunan bir köy evi Troya kazılarının tarihini, buluntuları ve keşiflerle ilerleyen bir hikayeyi yansıtan ‘Arkeoloji Evi’ olarak düzenlendi.
Değerlendirme Yapın